DünyaGüncel

Afganistan Devrimci Komünistleri: Filistin halkının yanındayız

Afganistan Devrimci Komünistleri, bir açıklama yayımlayarak Filistin halkıyla dayanışma içinde olduğunu duyurdu

Hamas, İslami Cihad ve Filistin Halk Kurtuluş Cephesi’nin de aralarında olduğu 14 Filistinli direniş örgütünün 7 Ekim’de İsrail’e yönelik başlattığı operasyonun ardından İsrail’in Gazze’ye yönelik katliamları sürerken dünyanın çeşitli yerlerinden devrimciler ve komünistler Filistin halkıyla dayanışmasını ilan ediyor.

Kendilerine “Afganistan Devrimci Komünistleri” adını veren grup da bir açıklama yaparak “küresel işçi sınıfı hareketinin bir parçası olarak, Filistin halkının silahlı mücadelesini desteklediğimizi ilan ediyoruz. Filistin halkının ancak dünyaya bilimsel bir perspektiften bakarak, diğer ezilen halklarla birleşerek ve kurtuluşu için Siyonist rejimi devirerek zafere ulaşabileceğine inanıyoruz. Hamas ve diğer İslami örgütler Filistin halkının kurtuluş fırsatlarını elinden almakta ve onları Avrupa ve dünyanın geri kalanından izole etmektedir” dedi.

Açıklamada, 2 Kasım 1917’de İngiltere Dışişleri Bakanı Arthur Balfour’un, İngiliz emperyalist hükümeti adına yayımladığı Balfour Deklarasyonu’nda, “Majestelerinin Hükümeti, Filistin’de Yahudi halkı için ulusal bir yurt kurulmasına olumlu bakmaktadır” denildiğine dikkat çekilerek, o tarihten bu yana Filistin halkının sistematik olarak katliamlara, etnik temizliğe, ayrımcılığa, topraklarının ve evlerinin ellerinden alınmasına maruz kaldığı ifade edildi.

“Yarım yüzyılı aşkın bir süredir Filistinliler bir ölüm kalım yol ayrımıyla karşı karşıyadır. Hayatta kalmak için teslim olmak ya da silahlanmak ve kendilerini savunmak arasında seçim yapmak zorundalar. Ancak söz konusu Filistinliler olduğunda Amerikalı, İngiliz, Fransız ve Hollandalı emperyalistler İsrail’in meşru müdafaa hakkı olduğunu iddia etmektedir. Bu doğru, peki ya Filistinliler? Neden onların meşru müdafaa hakkını inkar ediyorlar?” diye soran Afganistanlı devrimcilerin açıklaması şu şekilde devam ediyor:

“Siyonist rejim yıllardır Gazze Şeridi’ndeki iki milyondan fazla Filistinlinin su, elektrik, ilaç ve inşaat malzemelerini kesmektedir. Bu insanlık dışı eylem “İsrail’in meşru müdafaa hakkı” mıdır? Siyonist rejim silahsız sivil Filistinlilere bile ateş açıyor, evlerini yıkıyor, onları evlerinden çıkarıyor ve yerlerine Yahudiler için yerleşim yerleri inşa ediyor. Binlerce Filistinli İsrail hapishanelerinde tutuklu bulunmaktadır. Bu eylemlerin hiçbiri emperyalistler tarafından “insan hakları” ihlali olarak görülmemektedir. “İsrail’in kendini savunma hakkı vardır” söylemi Filistinliler ne zaman bir eylemde bulunsa tekrarlanıyor.

Bir ulusu yok etmek isteyen Siyonist rejime verilen destek, El-Kaide, IŞİD ve Taliban gibi aşırı İslamcı örgütlerin yükselişine zemin hazırlamaktadır. Bu durum dünya çapında halklar için dayanılmaz hale gelmiştir. Emperyalizmin savaşlar, katliamlar, yaptırımlar, baskılar, işgaller ve İslami örgütlerin finansmanı yoluyla servet biriktirmesi, Ortadoğu ve Güney Asya halklarını yoksulluğun, işsizliğin ve çevresel yıkımın derinliklerine itmiştir. Asya, Afrika ve Latin Amerika halkları için yaşam her zamankinden daha zor hale gelmiştir. Kısacası, kapitalist emperyalizm dünya halklarını harap etmiştir.

Bu durum Afganistan’daki Taliban ve İran’daki İslam Cumhuriyeti gibi suçlu rejimlere emperyalizme karşı çıkmak için meşru nedenler sağlamaktadır. Asya, Afrika ve Latin Amerika halklarının işçi sınıfı öncü partisinin önderliğinde halk savaşından başka kurtuluşu yoktur. Bilimsel devrimci bilgi ve kitlesel ayaklanmalarla donanmış bir liderlik “artık yeter” der ve emperyalizmin kırılmaz gibi görünen zincirini kırar.”

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu