Güncel

Konya’da 9 yaşındaki Suriyeli çocuğun kolunu “kedi besliyor” diye kırdılar

Konya'da merkez Meram ilçesinde yaşayan Suriyeli bir aileye komşuları saldırdı. 9 yaşındaki S.H'nin kolu kırılırken annesinin de kavgayı ayırma çalışırken hem kolu kırıldı hem de sırtına aldığı darbelerle yaralandı

Konya’da merkez Meram ilçesinde yaşayan Suriyeli bir aileye komşuları saldırdı.

soL Haber’den Özkan Öztaş’ın haberine göre 9 yaşındaki S.H’nin kolu kırılırken annesinin de kavgayı ayırma çalışırken hem kolu kırıldı hem de sırtına aldığı darbelerle yaralandı.

“Irkçılık gözleri kör edebiliyor”

Olayı ilk kez Medyascope’tan Sema Kızılarslan’ın haberiyle gördüklerini ifade eden Cem Buksur, olayın hemen ardından aileye ulaşarak soruna müdahale etmeye çalıştıklarını söyledi.

“Olay, Suriyeli ailenin mahalledeki kedilerin karnını doyurmak için yemek vermesiyle başlıyor. Apartmandaki bir aile, yemek vermemelerini, yerleri kirlettiklerini söyleyerek duruma itiraz ediyorlar. Ancak bunu ‘Evinize dönün pis Suriyeliler’ diyerek yapıyorlar. Yani kedilere yemek vermek ya da yerlerin kirlenmesi bir bahaneden öteye gitmiyor.”

soL Haber’e yaşananları anlatan Buksur, “Aileyi ziyaret ettik. Olayın yaşanmasından 3 gün sonra evlerini taşımak zorunda kalmışlar zaten. Çocuğun ve annesinin kolu kırık, annesi de kavgayı ayırmak için olaya dahil olunca kavga büyüyor. Hem Suriyeli çocuk hem de annesi yaralanıyor ve ikisinin de kolu kırılıyor. İşin acı yanı şu, ilk saldıran kişi ise 16-17 yaşlarında genç bir kızcağız. Önce gerilim, kedilere verilen yemeklerin Suriyeli ailenin kapısına geri bırakılmasıyla başlıyor sonra genç kız 9 yaşındaki S.H’yi kedilere yemek verirken tek başına yakalıyor ve sopayla dövmeye başlıyor. Annesi de oğlunu korumak için ayırmaya gelince kızın annesi olaya dahil oluyor kavga büyüyor. Küçücük çocukların böyle nefretle dolmasının izahı yok. Düşünsenize 16-17 yaşındaki genç, pusu kurmak, tek başına yakalamak gibi planlar yapacak psikolojiye sahip olmuş. Burada kabahati bu çocuklarda aramak körlük olur. Burayı besleyen bir iklim var ülkede buna karşı çıkmak zorundayız”  diyor

“Olay günü gelinseydi eğer ağır darp raporu alınabilirdi”

Ailenin olay sonrasında darp raporu almadıklarını öğrenen gönüllüler, aileyi Konya Numune Hastanesi’ne götürüyorlar. Olaydan neredeyse 10 gün geçtiği için bazı yaralar iyileşmiş durumda haliyle. Doktor ise darp raporu için çok geç kalındığını, vücutlarında bariz olarak darp izleri olduğunu ancak olay günü gelinseydi eğer ağır darp raporu alabileceklerine dair emareler olduğunu ifade ediyor.

Baba sigortasız çalıştırılıyor

Suriyeli emekçilerin haklarını bilmiyor olmasından faydalandıklarını ifade eden Damla Çarmızol, “Süreç sadece mahallede baskılarla ya da ırkçılıkla karşılaşıldığında böyle değil, iş yerlerinde de öyle. Baba M.H’de sigortasız çalıştırılıyor. Ama şimdilik iş bulduğuna şükür eder durumda. Patronlar da mülteci düşmanı ırkçılar da emekçilerin bu deneyimsizliğinden ya da bilgisizliğinden yararlanıyorlar. Tabi bunun sonucu olarak örgütsüzlüklerinden” diyor.

“Olayı kapatmazsanız sizi geri göndeririz”

“Polisin olayı kapatmazsanız sizi geri göndeririz” dediğini ifade eden Çarmızol “biz tabi Arapça bilen arkadaşlarımızla aileyi ziyaret ettik. Dolayısıyla da aile içini dökmüş dertlerini anlatmış oldu. Biz gidene kadar da kimseler çalmamış kapısını. Konu Arap medyasında gündeme geldiği için ülke gündemine girmiş. Biz aileye hukuk ve sağlık konusunda yardımcı olmaya çalıştık. Darp raporu aldık. Ama emekçilere çağrı olarak aile ile dayanışmaya da davet ediyoruz. Aileye reva görülen şey ise 1500 liraya izbe bir yerde kiralık ev olmuş. Buradan çıkar sağlamaya devam eden insanlara karşı sessiz kalamayız.” diyen Çarmızol dayanışma çağrısını yineledi.

“Emniyette neler yaşandığını bilmiyoruz”

9 yaşındaki çocuğun olaya dair her şeyi anlattığını ancak kolu kırık şekilde 3 saat emniyette bekletildiği sırada neler yaşadığını bir türlü anlatmadığını ifade eden Zehra Demirayak, “minik kardeşimizin psikolog desteğine de ihtiyacı vardı. Bu başlıkta bir planlama yaptık ve Arapça bilen psikolog dostlarımızla temaslar kurduk” dedi. Demirayak “Neler yaşadığını anlatmıyor S.H, üstelik 9 yaşında tek başına hücreye konulmuş. Hiçbir suçu da yokken üstelik” diyerek tamamlıyor sözlerini. Demirayak, sürecin takipçisi olacaklarını belirtti.

“Ne bu yoksulluk ne de düşmanlık kaderimiz değil. Yan yana gelerek aşabiliriz”

Yeni evlerine taşınan Suriyeli aileyi ziyaret ettiklerinde “Soba kuruluydu ama içerisi buz gibiydi. 7 çocuklu aile soğukta dışarıda kaldılar, bir süre taşınmakla uğraştılar. Ne bu yoksulluk ve sefalet ne de her gün duyduğumuz ırkçı saldırılar ve mülteci düşmanlığı kader değil. Hepimiz emekçiyiz ve aynı saftayız. Bu sorunları bir araya gelerek aşacağız” diyen Meryem Hazar, hastanede bazı görevlilerin Suriyeli aile ile özel olarak ilgilendikleri için işleri zorlaştırdıklarını ve kendilerine kötü davrandıklarını not ediyor.

“Suriyeliler için söylenen yalanlar bu zemini besliyor”

Suriyeliler için söylenen yalanların bu zemini beslediğini ifade eden Meryem Hazar, “Hastane sonrası yazılan ilaçları ve ihtiyaçları karşılamak istedik. Reçetelerini alıp eczaneleri gezdik. Sokakta sorsak Suriyeliler bedava sağlık hizmeti alıyor ilaçlara ulaşıyor denir. Ancak gerçek bu değil. Sokak sokak eczane aradık. Suriyeli mülteciler için anlaşmalı eczaneler ilaç verebiliyormuş sadece. Bunu denk getirmek ise eğer daha önce yolunuz düşmediyse bulmak ulaşmak zor oluyor” diyor

Emekçilerin bugün yan yana gelmesi gerektiğini ifade eden Hazar, “Sömürenler, emekçileri sürekli bir birinden ayırmaya çalışıyor. Adlı adınca bölücülük dedikleri şeydir bu. Emekçileri Suriyeli, Türkiyeli diye. Burada Türk Kürt diye, o bitince memur işçi diye ayırıyorlar da ayırıyorlar. Patronlar cephesinde böyle bir şey yok tabi. Bir aradalar ve gülerek izliyorlar bu sancıyı. Ancak bu yaşananların böyle gitmeyeceğinin de altını çizmek isterim” dedi.

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu