GüncelLGBTİ+

ÖZEL HABER |  HER YÜRÜYÜŞÜMÜZ ONUR YÜRÜYÜŞÜ!

"Taksim’de diretiyorduk çünkü bizim için bir hafızası var.  İlk örgütlenmelerimizin, derneklerimizin açıldığı  akşam seks işine çıktığımız, bir araya geldiğimiz görünür olduğumuz yer. Taksim’in bizim için bir tarihi bir kazanılmışlığı bulunmakta"

LGBTİ+  tarafından çağrısı yapılan Onur Haftası Yürüyüşleri dahası etkinlikleri neredeyse her ilde valilik tarafından yasaklanıyor.

Geçtiğimiz yıl İstanbul’da ve birkaç ilde verilen yasaklar, bu yıl Antep, Mersin, Ankara, İzmir gibi bir çok il de yasaklamalardan nasibini almış durumda. Bizler de Özgür Gelecek Gazetesi olarak Onur Haftası Komitesi ile bir araya gelerek yasaklara dair, İstanbul’da  hemen her miting için verilen ve devletin gösterdiği miting alanı içinde olan Bakırköy’de Onur Yürüyüşüne izin verilmemesi gibi bir dizi başlığı konuştuk.

Komite, İstanbul Onur Yürüyüşüne ve Taksim’e dair düşüncelerini  “Taksim’de diretiyorduk çünkü bizim için bir hafızası  var.  İlk örgütlenmelerimizin, derneklerimizin açıldığı  akşam seks işine çıktığımız, bir araya geldiğimiz görünür olduğumuz yer”sözleriyle dile getirdi.

Söyleşinin tamını şu şekilde;

Onur Haftasının tarihçesinden başlayalım istiyorum, Türkiye’de ne zaman başladı?

Bu yıl Onur Haftasının 27. yılı. Bu yıl 17. kez de Onur Yürüyüşü yapılıyor. İlk başlarda sadece hafta olarak kalmış çeşitli güvenlik ya da bir araya gelememek  gibi nedenlerden dolayı yürüyüşe kalkışılmamış hiç. Çünkü aslında sokaklar o zaman daha güvensiz  sonrasında yavaş yavaş yürünmeye başlanıyor Lambda ile birlikte. Cinsel Özgürlükler Haftası diye başlanıyor sonrasında Onur Haftasına evriliyor.

Dünyada ise Stonewall’da 60’lar’da barda yapılanlardan sonra trans kadınlar ve eşcinseller kendilerine uygulanan şiddetten sonra polise karşı büyük bir direniş sergiliyor. Bir hafta on gün süren bu direnişten sonra orada her yıl Haziran’ın son haftası  Onur Haftası olarak kutlanıyor.  Artık dünyada Haziran ile sınırlı değil Pride(onur) bu bir turizm haline getirilmiş durumda.

Biz Haziran’ın son haftası kutluyoruz, bir hafta sürüyor ve pazar günü de Onur Yürüyüşü yapıyoruz. Bu yürüyüşle aslında haftayı taçlandırmış oluyoruz. Türkiye’de  özellikle 80’ler ile birlikte bir araya gelmeye başlıyor insanlar. İlk trans örgütleri, lezbiyen örgütleri kuruluyor. Fanzinler yazılmaya başlanıyor, dergiler sonra Ankara’da Kaos GL, İstanbul’da Lambda kuruluyor.

Sanırım ilk Gezi Parkı’nda ilk kitlesel bir görünürlük eylemi LGBTİ+ bir araya  kitlesel olarak geldiğini görüyoruz. Trans kadınlar parkın merdivenlerinde bir basın açıklaması yapıyorlar.

  

“Taksim’de diretiyorduk çünkü bizim için bir hafızası var”

 Buradan bağlantılı bir biçimde yürüyüş kısmına geçelim istersen. Bu yıl çoğu şehirde yasaklanmış  durumda (İzmir, Ankara, Mersin, Antalya, İstanbul…) İstanbul özelinde ise Taksim zaten valilik tarafından yasaklandı ancak başka bir alan talebinde bulundunuz ve size “toplumsal tereddütlü grup” ifadesini kullanarak  Bakırköy Pazar alanı dahi size yasaklandı.

Bu konuda ne düşünüyorsun, bu yasaklamalar ne anlam ifade ediyor?

Yasaklar öngörmediğimiz yasaklar değildi. Yasaklanınca çok fazla şaşırmadık. Taksim yasaklanınca Bakırköy için başvuru yaptık ve bu başvurunun bir sürü sebebi var.

Hareketin içerisinden yahutta dışarıda bir çok insan  neden ısrarla Taksim’i dayatıyorsunuz dedi.  Neden izinli alanları değerlendirmiyorsunuz dedi.   Bize Taksim’in yasaklı olduğu yıllar 8 Mart gece yürüyüşü yapılıyordu bu son yıl hariç.  Onun dışında anma yürüyüşleri yapılıyordu, taraftarlar yürüyordu.

Ancak Onur Yürüyüşü yapılamıyordu.  Taksim’de diretiyorduk çünkü bizim için bir hafızası var.  İlk örgütlenmelerimizin, derneklerimizin açıldığı  akşam seks işine çıktığımız, bir araya geldiğimiz görünür olduğumuz yer. Taksim’in bizim için bir tarihi bir kazanılmışlığı bulunmakta.

Bir süre sonra Taksim’i romantikleştiriyorsunuz, fetişleştiriyorsunuz  denildi.  Mücadeleyi daha politik ve görünür kılmak için Taksim’in altını çiziyoruz.  Bu yıl Taksim yasaklanınca bir araya gelmeyi önemsediğimiz için  Bakırköy’de dahi olsa bile iyi bir şey. Bakırköy’e izin verilseydi biz yürüyüşü orada yapacaktık.  Hatta bunun için hazırlıklara başlamıştık.

Valilik tarafından yürüyüş ve miting alanı olarak gösteriliyor ancak yasaklandı. Burada hukuksuz bir süreç işliyor. Hepsi bahane nasıl Taksim gerekçesi bahane ise.

Mersin valiliği yaptığı açıklamada “Genel sağlığın ve genel ahlakın” korunması amacıyla ibaresi var.

“AKP iktidarı alanlarımızı her gün daraltıyor”

Diğer valiliklerde aynı şekilde açıklama yaptı hem ahlakı hem sağlığı aynı zamanda bozmayı başarmak? Mersin valiliği 20 gün  Antalya’da 15 gün süre yasaklanıyor. Bundan sonraki süreç bizim için çok önemli çünkü durum başka bir yere evrildi. Dert mekanda değil biz hiçbir yerde yürütülmüyoruz.

Burada Lgbti+ olmak yasak, LBTİ+ yürütülmemesi değil olay.

 

Nefret söylemleri ile alakalı AKP’nin iktidar olma süreci boyunca neler yaşandı, söylemlerin dozajı gittikçe arttı mı? Ve artarken bireyler neler yaşadı  hem psikolojik olarak hem de fiziksel olarak?

Yerel seçimlerde AKP, LGBTİ+ bireyleri seçim propagandası olarak kullandı. Bastıkları broşürlerde  Onur yürüyüşü de yer alıyordu. Ancak hemen sonrasında yasaklar başladı. Her gün homofobik bir söylem ile karşımıza çıktılar.  Süleyman Soylu seçim süreçleri boyunca LGBTİ+’ları hedef gösterdi.

Sokaktaki nefreti körüklüyor, çalışma hayatında tutunmamızı engelliyor, eğitim hayatında önümüze bariyerler konuluyor. Çünkü birileri bu insanları örnek alıyor. Bu insanlar bazı kurumların, işletmelerin başında, yargının başında, eğitim kurumlarının başında.

Nefret bu kadar yukarıdan gelirse sokaktaki insan ne yapsın diye düşünüyorsun.  Seks işçilerinin çalışma koşullarını düşünüyorsun, öğrencilerin yurtlardaki durumunu düşünüyorsun. Daha geçtiğimiz günlerde bir yurtta yoğun transfobik, homofobik bir saldırıya maruz kalıyor.

Yurttada iki cinsiyet sistemine göre kodlandığı için barınamıyorsun. AKP iktidarı alanlarımızı her gün daraltıyor.

 

Kendini muhalif olarak nitelendiren partiler ne gibi politikalar üretiyor LGBTİ+ için?

En son bu belediye seçimlerinde LGBTİ+ dostu belediyeci protokolü imzalayan belediyeler var.  Çok az sayıda ancak.  Onun dışında hiçbir parti seçim politikasında direkt olarak yer vermiyor.

Haklarımızın güvence altına alınacağına dair hiçbir ibare yok.  İstediğimiz desteği de  göremiyoruz ne Onur Haftası olarak ne de LGBTİ+ olarak, protokol imzalayan belediyelerden bile.  Mecliste gündeme getirilmiyoruz.  Uğradığımız hak ihlalleri trans cinayetleri  ya da Onur Yürüyüşleri.  Muhalif partilerde LGBTİ+ ile anılmak istemiyorlar.  Yer yer seçim zamanlarında protokol imzalayabiliyorlar…

Gökkuşağı bayrağının altında poz verebiliyorlar…  Fotoğrafı çekilen bir milletvekili diğer gün  ben orada yanlışlıkla çıktım diyebiliyor… Yok aslında ben onu savunmuyorum da bunu savunuyorum falan diyebiliyor.

 

“İroninin güçlendiriciliği çok önemli

 Buradan Hormonlu Domates ödüllerine geçmek istiyorum, etkinlik oldukça ironi barındırıyor içinde ve bu yaratıcı yaklaşım iz bırakıyor …

Öncesinde bir havuz oluşturuyoruz. Çok ilginçtir ki bizlerin bile duymadığı birçok hak ihlalleri ile karşılaşıyoruz.  Bize mailden geliyor ki trans olduğum için şu otele alınmadım diye. Bu durum ne basında ne de bizim tarafımızdan hiç duyulmamış.

Adayları toplarken aslında ihlalleri topluyoruz.  Bu ödül töreni için bu kadar emek vermeye gerek var mı gibi sorular geliyor.  İroninin güçlendiriciliği çok önemli. Fırsat yaratmakta önemli Lubunyalar her zaman ödül törenlerine gidemiyor.  Tabansız gibi görünebilir ancak derin bir ifşa süreci.

 

Nasıl başladı bu ödül töreni?

Erman Toroğlu hormonlu domates yerseniz eşcinsel olursunuz, çocuklarınıza yedirmeyin diyor.  Fobiklere hormonlu domates dağıtalım hepimiz Lubunya olalım diye dağıtıyoruz.

 Bu yıl ki tema Ekonomi Ne Ayol bunu biraz detaylandırabilir miyiz?

Hepimiz ekonomik krizden etkileniyoruz. LGBTİ+ en çok etkilenen grup.  Ekonomik olarak biz sadece bu yıl değil her yıl sorun yaşıyoruz.

Bizim hayatımıza yeni girmedi. İş alanlarından uzaklaştırılan, seks işçisi olan, ailesi ile ekonomik hiçbir bağı olmayan, yurtlarda barındırılmayan bizleriz.  Etkinliklerimizi de bunun üzerinden ördük.  Türkiye’de ve dünya da LGBTİ+ Sendikal hareket  seks işçilerinin yaşadıkları üzerine etkinlikler vardı.

Etkinliklere dair neler düşünüyorsun, Onur Haftası boyunca birçok mekanda birbirinden renkli etkinlikler oldu, katılım sizce nasıl insanlar LGBTİ+ nasıl bakıyor?

Mekan sayısı çok fazla, etkinlik sayısı çok fazla. Oldukça geniş bir yelpaze.   Katılım çok iyi.

 

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu