Güncel

Yaşam Ağacı Derneği’nden 6 Şubat paneli

Maraş depreminin üzerinden bir yıl geçmesi vesilesiyle çeşitli eylem ve etkinlikler sürüyor. Dün (4 Şubat) İstanbul Kadıköy'de bulunan Yaşam Ağacı Derneği dernek binasında bir panel düzenledi.

İstanbul Jeoloji mühendisleri odası Yönetim Kurulu Üyesi Haldun Ömer Seçilmiş, depremzede Lale Turunç ve  Dernek Başkanı Aydın Özdemir’in konuşmacı olduğu etkinlik, depremde yaşamını yitirenler adına yapılan saygı duruşu ile başladı.
İlk olarak dernek adına başkan Aydın Özdemir tarafından yapılan konuşma, “Bugünkü çalışmada ülkemizin neredeyse bir bölgesinin tamamının (11 ilini ve onlarca ilçesini) etkileyen 7.7 şiddetindeki bir deprem nedeniyle bir araya geldik” sözleriyle başladı.
Özdemir konuşmasında, “Yakıcı ve kahredici sonuçları bakımından bu deprem bir kitlesel katliam olduğu kadar ülkenin “kaderi” ve “Geleceği” itibariyle bir bağımsızlık sorunudur. Dolayısıyla bugünkü çalışmada sorunu incelerken, hem süreci hem de günümüzdeki sorunları ve olası çözümleri ele almak, yönümüzü tayin etmede bizlere yeni bir itki kazandıracak, güç katacaktır” şeklinde devam etti.
Özdemir, depremin sadece tabiatın bir hiddetlenmesi olarak görmemek gerektiğini belirterek,  “bilimin ve teknikleri ışında meseleye bakmak gerekiyor. Tarihsel bilincimiz ve siyasal tecrübemizle tarihin ve hayatın yaratıcıları olarak deprem ve diğer doğa afetlerini soyut bir perspektiften değil, bir başka ifade ile toplumsal ve sosyal hayatın olgusal gerçekliğinde ya da gelişmişlik derecelerinde incelemek kanımca yöntem bakımından da doğru bir yaklaşım olacaktır” sözlerini kaydetti.
Özdemir, “Maraş merkezli depremin bölgedeki olağanüstü yıkıcı etkileri, günümüz koşullarında devlet Erkinin basiretsizliği ve “yeni çözümleri üzerinden  yakıcılığını ve kahrediciliğini korumaktadır. Deprem anı ve sonrasında ezilen çilekeş halkımızın yaralarını sarmayan, gözyaşlarını dindirmeyen devlet erki, süreç içerisinde çözümü bula bula halka atılan Ibanda, devamında kentsel dönüşüm yasasında bularak canlarımızı, yurttaşlarımızı moloz yığınlarıyla kaldırıp acılarını katmerleştirip travmalarını kalıcılaştırarak bu alanları rantiyenin savaş alanı olarak ilan edip, doğrudan mülkiyet hakkına saldırmıştır.” şeklinde konuşmasını sürdürdü.
Özdemir, yapılanın esasta  bölge insanının yerinden yurdundan edilmesi ve ona kölece boyun edişin dayatılması olduğunu vurguladı.
Etkin Jeoloji odası üyesi Taner Ömer Seçilmiş söz aldı.
Seçilmiş, oda olarak yaptıkları çalışmalardan söz ederek, deprem bölgesinde hem depremden sonra hem öncesi hazırladıkları raporlardan bahsederek, gerekli mercilere dikkate alınmadığı dile getirdi. Seçilmiş, meselenin düğümlendiği noktanın halk olduğunu ifade etti.
Seçilmiş,  fay raporu ile meclis önergesi için verilen hemen hemen hiç bir materyalin dikkate alınmadığını, mevcut iktidarın bilimsel veriler sunan ve muhalif olan odaları dikkate almadıklarını ve kendi yandaşı “meslek odaları” açarak diğer odaların çalışmalarını engellenmeye çalıştıkları dile getirdi. Bir çok odada çalışan mühendislerin haklarında davalar olduğunu dile getiren Seçilmiş, Karaköy’de devam eden “Adalet Nöbetlerinden”  Gezi İsyanı nedeniyle haksız şekilde hapishanede tutulan arkadaşları için mücadele ettiklerini kaydetti.
Ardından depremzede Lale Turunç söz aldı.
Turunç, depremde yaşadıklarını anlatarak, “depremden sonra donarak hayatını kaybeden çocuklar oldu, insanlar göz göre ölüme terk edildi. Biz buna doğal afet demiyoruz, bir katliamdır” dedi.
Turunç, şimdide katliamın sürdüğünü belirterek, “küçücük konteynerlerde, çadırlarda yaşam mücadelesi verilirken, direkten elektrik çekilmesi nedeniyle çıkan yangınlarda küçücük çocuklar ölüyor” dedi.
Turunç, depremden sonra gelen yardımların devletten değil, çeşitli derneklerden, halktan geldiğini, devletin desteğini görmediklerini sözlerine ekledi.
Etkinlik forum bölümdeki soru- cevap ve katkılarla devam etti.
Son bölümde sorulara yanıt verilirken,  alınan sözlerle önemli vurgular içeren katkılarda yapıldı.
Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu